Covid 19 sınırlamalarından, baskısından ve de hastalanmakta olan dostların haberlerinden bezmiş ve şaşırmış bir halde yine kendimi en sevdiğim patikalara, Akdeniz'e attım. Bu sefer biraz daha keyif ön plandaydı. Hem bolca yürüdüm, hem de dedem Adem gibi koylarda yüzdüm. 24 Mayıs Pazartesi; Adrasan'a ulaştım, arabayı park edip kamp yükümü aldığım gibi Sazak Koyu'na yürüdüm. (11.5 Km.) 16:00 gibi koydaydım ve yalnızdım. Bütün koyu kapatmış olduğumun farkına vardım, satın aldım zannettim ve pek sevindim. Benimle birlikte bir kaç öküz ve inek te vardı. Büyükçe bir zakkum ağacının altına, denizi de görecek şekilde çadırımı kurmak ilk işim oldu. Çadırın içerisini yerleştirdiğim gibi doğru denize. Balıklar beni özlemişti. Bir saate yakın denizde yorgunluk attım. Yeşil, mavi, etrafımdaki kayalar, alacalı bulutlar, zakkumun içerisindeki evim, çakıl taşları, sahildeki kumlar, sinekler, inek ve kuş sesleri, hafif hafif esen serin rüzgar her şey tam istediğim gibiydi. Neyse, akşam oldu...
Doğa, Fotoğraf ve Biraz da Mutfak - http://www.facebook.com/reha.bahtiyar - @rehabahtiyar